Dişeti hastalığı nedir?

Dişeti ve dişleri destekleyen diğer dokuları etkileyen iltihabi hastalıklardır. insanlığı etkileyen en yaygın hastalıklardan biri olmasına rağmen günümüzde dişeti hastalıklarının karakteri Türkiye’de ve birçok dünya ülkelerinde yeterince tanınmamaktadır. Dişeti hastalıkları içerisinde görülme sıklığı en yüksek olan iki farklı hastalığın öne çıktığını görmekteyiz. Bunlar;

  • -Gingivitis (basit dişeti hastalığı)
  • – Periodontitis (ilerlemiş dişeti hastalığı) olarak isimlendirilen dişeti hastalıklarıdır.

Gingivitis, ağız hijyeninin yeterli olarak sağlanamadığı durumlarda oluşan dişeti hastalıkları grubunu temsil eder. Etkisi, dişeti seviyesinde sınırlı olan iltihabi bir hastalıktır. Dişeti hastalığının en önemli nedeni “bakteriyel diş plağı” adı verilen, dişler üzerinde biriken yapışkan ve renksiz film tabakasıdır. Ancak gingivitisin oluşumu üzerinde sadece bakteri plağının öncelikli olarak etkisinin olmadığı; bazı ilaçların (nifedipin, fenitoin, cyclosporin A vb) kullanımı, hamilelik, puberte veya menapoz dönemleri gibi hormonal dengesizliklerin olduğu dönemlerin de etkisi olduğu bilinmektedir.
Bakteri plağına bağlı olarak gelişen gingivitisin, hekimin uyguladığı diş yüzeyi temizliği ve 6 ayda bir yapılacak olan sürekli kontroller ile iyileşmesi mümkündür. Ancak tabiî ki iyileşme üzerindeki en önemli faktör, hastanın doğru ve düzenli bir şekilde uyguladığı kişisel ağız bakımıdır. Tüm bu faktörler yerine getirildiğinde gingivitis, kolaylıkla bir daha oluşmamak üzere iyileşecektir.

Dişeti hastalığının en önemli nedeni “bakteriyel diş plağı” adı verilen renksiz film tabakasıdır. Periodontitis ise gingivitisten farklı olarak, dişin kök yüzeyini, diş kökünü saran kemiği ve bu iki doku arasındaki bağ dokusunu harap eden (yıkan) iltihabi bir hastalıktır. Diş ile dişeti arasında periodontal cep oluşur. Bir anlamda tedavi edilmemiş olan gingivitis’in ilerlemiş haline benzetilebilir. Periodontitis, kronik bir hastalık olsa da bazen ilerleme hızı artabilir. Genellikle hastayı rahatsız edecek boyutlara ulaştığında, hastalık uzun bir süredir varlığını sürdürmüş ve ne yazık ki ileri düzeyde harabiyetlere neden olmuştur. Eğer hastalık ilerlemiş düzeyde ise dişetinde abse oluşumu görülebilir. Hastalar genellikle bu durumu,dişten kaynaklanan iltihabi bir durum sanarak, ağrı ile antalya diş hekimine başvurur.

Periodontitis, klinikteki görüntüsü açısından iki alt gruba ayrılır:

  • – Kronik periodontitis ve
  • – Agresif periodontitis

Kronik periodontitis; toplumda çeşitli seviyelerde olmak üzere %85 oranında ve genellikle 35 yaş üzerinde görülmektedir. Bakteri plağı ve diş taşı oluşumlarının neden olduğu gingivitisin tedavi edilmemesi sonucunda gelişir. Kronik periodontitisin tanısı, klinik muayene ve radyografik inceleme sonucunda konulabilir. Klinik görüntüsü olarak dişetleri olması gereken pembemsi rengini kaybetmiş, daha koyu kırmızı renkte, şiş ve kolaylıkla kanayabilen bir durumdadır (Resim 1). Radyografide (diş röntgenlerinde) ileri derecede kemik kayıplarının olduğu görülür (Resim 2).

Agresif periodontitis ise kronik periodontitisten farklı olarak bakteri plağının lokal etkisiden bağımsız ve daha hızlı ilerleyerek hastayı ergenlik ve genç erişkin ve hatta ergenlik öncesi dönemde etkiler. En önemlisi çok erken yaşlarda diş kayıplarına neden olacak derecede ilerleyebilir olmasıdır. Yapılan çalışmalar, bu hastalığın genetik olarak geçiş gösterebildiğini, bu nedenle ailesinde erken yaşta dişeti hastalığı nedeniyle diş kaybı olan bireylerin mutlaka düzenli olarak diş hekimi kontrolü altında olmaları gerektiğini göstermektedir. Bazı mikrobiyolojik incelemelerle bireylerin bu hastalığa yatkınlığı saptanabilir. Erken teşhis, bu hastalıkta erken diş kayıplarının önlenmesinde büyük önem taşımaktadır. Bu hastalık sadece dişlerde erken kayıplara neden olmamakta, aynı zamanda dişleri saran kemikte de kayıplara neden olabilmektedir. Bu durum, ileride implant (diş ekme) ve protez uygulamalarında da zorluklara neden olabilmektedir.dişeti hastalığına yatkınlığı olan kişilerin çocuklarının,özellikle ergenlik döneminde dişeti muayenesinin yapılması çok önemlidir.

Dişeti hastalıklarının tedavisi nedir?

Agresif periodontitisin tedavisinde eskiden diş çekimi ya da dişlerin köklerinden birinin çekimi yapılırken; günümüzde antibiyotik kullanımı ile birlikte diş kök yüzeylerinin temizlenme işlemi yapılabilmekte (Resim 3a,3b) ve bu sayede dişler eski sağlıklı görünümlerine kavuşturulabilmektedir. Başlangıç tedavisi olarak adlandırılan bu ilk aşamada dişeti altındaki ve diş yüzeylerindeki tüm diştaşları, iltihaplanmış diş kök yüzeyleri temizlenip düzgünleştirilir. Varsa taşkın dolgular değiştirilmeli, çürük dişler mutlaka tedavi edilmelidir. Bu başlangıç tedavisi sonucunda, dişeti kanamaları çok azalır, dişeti kıvam ve renk olarak normal kriterlere yaklaşır. Eğer dişeti hastalığı başlangıç dönemindeyken tedavi edilmezse, kısa zaman içerisinde diş köklerinin çevresindeki kemik dokusu kaybedilmeye başlar. Belli bir miktardan fazla kemik kaybı olduğunda, dişler bulundukları konumdan hareket ederek yer değiştirmeye ve sallanmaya başlar. Bunun sonucunda da dişlerin kaybı kaçınılmaz olur.

Bu hastalıkta yitirilen alveol kemiğini geri kazanmak için çeşitli yöntemler geliştirilmiştir. Yöntemlerin temelinde kaybedilen kemiği geri kazanmak olduğundan kemiğin yitirildiği defekt bölgesine, hastanın başka bir sağlıklı ağız içi bölgesinden alınan kendi kemiği veya kemik bankalarından elde edilen (kemik grefti) steril insan kemikleri veya sentetik kemik minerallerini taklit eden malzemeler uygulanarak kayıp kemik miktarı kazanılmaya çalışılır.

Agresif periodontitis, toplumda %0.1-2 oranında görülse de erken dönemde teşhis edilmedikleri takdirde, etkiledikleri bireyleri genç yaşta yoğun bir tedavi ihtiyacı ile karşı karşıya bırakmakta ve bazen yapılan tedavi sırasında diş kayıpları ile protez gereksinimine neden olmaktadır.

Dişeti hastalığı nasıl önlenir? Antalya Diş Hekimleri

Görüldüğü gibi tüm bireyler için bebeklik döneminde başlayıp düzenli olarak diş hekimi kontrollerini yaptırmak ve buna yılda en az iki kez olmak üzere devam etmek büyük önem taşımaktadır. Çünkü ancak bu sayede agresif periodonotitis gibi ciddi diş ve dişeti hastalıkları erken dönemde teşhis edilebilir ve neden olduğu olumsuz durumların önüne geçilip kolaylıkla tedavi edilebilir. Ancak tüm bu kontrollerin yanı sıra bireyin tüm yaşamı boyunca sağlıklı bir ağız-diş sağlığına sahip olabilmesi için, hekimi ile birlikte iş birliği yaparak ağız diş bakımına özen göstermesi, ağız bakımını öğretildiği şekilde doğru ve sürekli olarak uygulaması gerekmektedir.

 

antalya organizasyon firması

Antalya Diş Hekimi
Antalya Diş Hekimi
Antalya Diş Hekimleri ve Antalya Diş Hekimleri Dt. Sibel Erdoğan Akkaya ve Dt. Yasemin Alev Günay tecrübelerini AG Dental Klinik, Ağız ve Diş Sağlığı bloğunda sizlerle paylaşıyor.